Pages - Menu

31 Aralık 2015 Perşembe

Çamaşır Yıkamanın Keyifli Hali

Ev işleri arasında her hanımın farklı favorileri vardır. Mesela kimi ütü yapmayı sever , bazıları ise yemek yapmayı. Sevdiğiniz işlerin size verdiği keyif ise bambaşkadır ve terapik etkileri vardır. Başka dünyalara gider, hayaller kurar, güzel anları hatırlar, planlar yaparsınız.
Size harika bir haberimiz var. Artık bu keyfi size yaşatan favorileriniz arasına çamaşırı da ekleyebilirsiniz :) Çünkü Rinso bunu mümkün kılıyor.
Rengarenk paketleri ile raflarda dururken bile enerjisini yansıtan Rinso, çamaşır yıkamayı kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor. Rinso’nun Kır Bahcesi (Yeşil), Çiçek Bahcesi (Pembe) ve Büyülü Bahçe (Mor) şişeli sıvı deterjanları hem beyaz hem de renklileriniz için tortu bırakmayan bir temizlik vaad ediyor.
Rinso’nun gerçek eğlencesi, yıkama sonrası çamaşır makineninizi açtığınız anda başlıyor. Öyle ki kapağı açtığınız anda tertemiz çamaşırlarınıza eşlik eden muhteşem çiçek kokuları tüm banyoya yayıyor. İşte o an, hissettiğiniz duygular tarif edilmez. Sanki bir anda sevdiğiniz bir melodi çalmaya başlıyor ve o koku sizi alıp bambaşka bir yerlere götürüyor.
Bu kokular o kadar kalıcı ki tertemiz çamaşırlarınızı asarken, kuruturken, ütülerken ve tabii ki giyerken makineyi açtığınız o andaki duygular size kendini hatırlatmaya devam ediyor. Rinso kalıcı bahar kokuları ile çamaşır yıkamayı keyfe dönüştürüyor.
Mutluluk ve keyif zaten anlık değil midir? Mühim olan o anlara hayatınızda yer açmak. İşte Rinso bunu mümkün kılıyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

23 Nisan 2015 Perşembe

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI - 95. YILI KUTLU OLSUN


23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı,Mustafa Kemal ATATÜRK tarfından çocuklarımıza armağan edilen önemli bayramlarımızdan biridir. Öyle ki dünyada kutlanılan tek çocuk bayramdır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik bayramının diğer bir özelliği 23 Nisan 1920 tarihinde açılan TBMM ‘nin : “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.” sözü ile Milli Egemenliğe dayanan bir genç Cumhuriyetin kurulmasıdır.




23 NİSAN 1920 ANLAM VE ÖNEMİ

23 Nisan 1920 tarihinde kurulan TBMM tarihimizde çok önemli bir dönüm noktası olmuştur. O gün 23 Nisan ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI adı altında tüm dünya çocuklarına armağan edilmiştir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir sözünden yola çıkarak milletimiz kendi kaderini kendi eline alarak var olma yok olma mücadelesini egemenlik hakkını kendisi kullanarak kazandı. Bütün dünyaya kendi kendini yönetebilecek büyük bir millet olduğunu gösterdi.

23 Nisan’ın bize kazandırdığı cumhuriyet ve istiklalimizi gelecek kuşaklara emanet eden büyük önderimiz ATATÜRK bu ulusal bayramımızı çok sevdiği biz çocuklara emanet ederek ona daha güzel bir anlam katmıştır. 23 Nisan'da dünya'nın dört bir yanından gelen çocuklarla bayramımız kutlanır. ATATÜRK bu günü tüm dünya çocuklarına armağan etmekte ne güzel bir iş yapmıştır ki meyvelerini halen daha görmekteyiz. Bütün dünya çocuklarının kaynaşıp arkadaş olduğu ve insanlığın temelini attığı gün dostluk kardeşlik ve sevginin doyasıya yaşandığı 23 Nisan'dır. Bütün bu güzel duyguları bizlere yaşattığın için teşekkürler büyük insan MUSTAFA KEMAL ATATÜRK. Biliyorum ki beni duyuyorsun biliyorum ki bunları hissediyorsun seni her zamanki gibi saygıyla anıyorum.

Yazan: Meral Nur Yücel, Şht. Alb. İbrahim Karaoğlanoğlu İ.Ö.O, 6/D
Sınıfı Öğrencisi – 2012

Kaynak: ataturkinkılaplari .com


8 Nisan 2015 Çarşamba

En çok sevdiğim şey: Nasıl yapılır? Çekirdek Kavurması

Tesadüfen gördüğüm bir içeriği sizlerle de paylaşmak istedim arkadaşlar. En çok ilgimi çeken şey bir çok konuda neyin nasıl yapılır olduğu. Daha önce bir kaç kez çekirdek kavurmasını deneyip başarısız biri olarak hatamın nereden kaynaklandığını buldum. Çekirdeklerin nemini aldırmamak sıkıntı yaratıyormuş gerçekten :) Kabak çekirdeği aynı zamanda çok sağlıklı bir besin öğesi. Spora başladığımdan sonra neyi ne miktarda yememiz gerektiğine daha çok dikkat eder oldum. Tabii masabaşı çalışıp akşama kadar az hareket edersen kilo almamak ne mümkün. Birazda bu yüzden blogumda tariflerimi ekleyemiyordum diyetteyimm :) Lafı uzatmadan önce kabak çekirdeğinin besin bilgilerini paylaşayım sonra çekirdek kavurması nasıl yapılır sıralayalım. Hepinize sağlıkla keyifli günler diliyorum..

Evde Kabak Çekirdeği Kavurma

Tüm çekirdekleri üzerinde turuncu kabak artığı kalmayacak şekilde tek tek temizle.

Kabak çekirdeklerini aynen makarna pişirir gibi kaynar ve tuzlanmış suda 10 dakika haşla.

Kabak çekirdeklerini bir süzgece al ve suyunu süz. Bir bez ya da kağıt havlu yardımı ile üzerinde su kalmayacak şekilde kurula.

Çekirdekleri fırın tepsinize aktar. Zeytinyağı ve tuz ile harmanla. Ellerin ile daha kolay yapabilirsin. Çekirdekler üst üste gelmeyecek şekilde yay.

180C ısınmış fırına tepsiyi yerleştir ve 10 dakika pişir. 10 dakika sonunda çekirdekleri karıştır ve tekrar fırına ver. 5 dakika sonunda bir tane kabak çekirdeğinin içini açarak kontrol et.Kahverengi olmasına yani yanmasına izin verme.

Tepsiyi fırından çıkart ve bir miktar daha deniz tuzu serpip, biraz soğumasını bekle. Dilediğin baharatlarla da karıştırabilirsin.


İçerik: facebook/fitintime 

3 Nisan 2015 Cuma

Pratik bir el işi - Şampuan kutusundan kalemlik nasıl yapılır?


Son zamanlardaki yoğunluğumdan bloguma hiç vakit ayıramıyorum kız isteme, nişan, düğün, alışveriş derken baya ihmal ettim blogumu. Yeni tariflerim çok aslında fırsat buldukça resmedip bekletiyorum bloga eklemek için. İnşallah şu günleri atlatıp yeniden yeni tariflerle dönmek istiyorum bloguma. Gördüğüm güzel pratik bir el işini sizlerle paylaşmak istedim. Çocuklarınıza, belki benim gibi masabaşı çalışanlar için kullandığınız masaya alternatif güzel bir düşünce. Şampuan kutusundan kalemlik yapmışlar. Fikir çok hoş olmuş. Denemek isteyenler olursa şimdiden kolaylıklar diliyorum. Sevgiler....


18 Mart 2015 Çarşamba

18 Mart ÇANAKKALE ZAFERİ - 100.yıl

Çanakkale Zaferinin 100. yıl dönümünde başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK ile silah arkadaşları başta olmak üzere hayatını kaybeden tüm şehit ve vatan evlatlarımıza saygı, minnet ve rahmetle. Mekanlarınız cennet olsun inşallah. 
Çanakkale savaşı, 18 Mart 1915 - 9 Ocak 1916 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. 18 Mart 1915 de başlayan ilk saldırı 9 ocak 1916 tarihinde karşı donanmanın ülkeyi tamamen terk etmesi ile son bulmuştur.
Birleşik Krallık ve Fransa gemilerinden oluşan bir donanma Boğaz'a geniş çaplı ilk saldırıları 1915 Şubat ayında başlatıldı. En güçlü saldırı ise 18 Mart 1915 günü uygulamaya konuldu. Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vazgeçilmek zorunda kalındı.
Deniz harekatıyla İstanbul'a ulaşılamayacağı anlaşılınca bir kara harekatıyla Çanakkale Boğazı'ndaki Osmanlı sahil topçu bataryalarını ele geçirmek planı gündeme getirilmiştir. Bu plan çerçevesinde hazırlanan İngiliz ve Fransız kuvvetleri 25 Nisan 1915 şafağında Gelibolu Yarımadası'nın güneyinde beş noktada karaya çıkarılmıştır. İngiliz ve Fransız çıkarma kuvvetleri her ne kadar Seddülbahir ve Arıburnu sahillerinde köprübaşları oluşturmayı başardılarsa da Osmanlı kuvvetlerinin inatçı savunmaları ve zaman zaman giriştikleri karşı taarruzlar sonucunda Gelibolu Yarımadası'nı işgalde başarılı olamadılar. Bunun üzerine sahildeki kuvvetler takviye edilmek için Arıburnu'nun kuzeyinde Suvla Koyu'na 6 Ağustos 1915 tarihinde yeni kuvvetlerle bir üçüncü çıkarma yapılmıştır. Ancak 9 Ağustos'ta Kurmay Albay Mustafa Kemal'in Birinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen karşı taarruzunda İngiliz Komutanlığı ihtiyat tümenini ateş hattına sürerek sahilde tutunmayı ancak başarabilmiştir. Mustafa Kemal ertesi gün Kocaçimentepe – Conk Bayırı hattında yeni bir karşı taarruz gerçekleştirmişti, bu hattaki Anzak birliklerini de geri atmıştır. İngiliz ve Anzak kuvvetlerinin İkinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen genel taarruzları ise Osmanlı savunmasını aşamamıştır. Tüm bu gelişmelerin sonrasında İngiliz, Anzak ve Fransız kuvvetleri Gelibolu Yarımadasını 1915 yılı Aralık ayı içinde tahliye etmiştir.

7 Mart 2015 Cumartesi

OFÇAY BİR İÇECEK DEĞİL ‘’RİTÜEL’’

Sağlıklı yaşamı benim gibi hayatının odak noktası yapmış insanlar için yiyecek, içecek tüketirken seçici olmak bir klasiktir. Sabah işe gitmeden bir  saat erken kalkıp bir yürüyüşle başladığım günde, olabildiğince sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Bedenime iyi bakmak, ruhuma da iyi geliyor çünkü. Durum böyle olunca evde, ofiste tükettiğim gıdalara da dikkat etmem şart oluyor.  Uzun süren çalışma saatleri içerisinde bol bol çay içen birisi olarak çay seçimimi de çok önemsiyorum. Çay bir ritüeldir, ofiste dedikodu yaparken, evde akşam yorgunluğumuzu atarken, kahvaltıda bize eşlik ederken hep güzeldir! Size geçtiğimiz günlerde denemeye başladığım ve çok memnun kaldığım bir tavsiyem olacak. Ofçay markasını hepiniz biliyorsunuzdur. Eğer aranızda sadece adını bilen ancak deneyimlemeyenler varsa bu yazıdan sonra güzel demli bir Ofçay içecektir diye düşünüyorum.
Ofçay Hazine’yi benim gözümde vazgeçilmez kılan özellikler ise öncelikle şık ambalajı ve köşeli demlik poşetleri ( e biz kadınlar için sunum en az içerik kadar önemlidir, huyumuz kurusun!) Sonra bir poşetten 10 bardak çay çıkması da şahane bir özellik. Kız toplantıları ya da aile sohbetleri için yeterli derecede Ofçay Hazine bardaklarda yerini alabiliyor. Tadı elbette bu kadar beğenerek tüketmemdeki en büyük etken. Çünkü Ofçay Hazine Zengin Demlik Poşeti gerçek dökme çaydır, lezzeti buradan geliyor.
Bahsettiğim gibi henüz denemediyseniz bir an önce mutfağınızda Ofçay Hazine’ye a yer açın 1 defa denemeniz zaten vazgeçilmeziniz olması için yeterli olacaktır :)
Bu içerik http://diyettebasari.blogspot.com.tr/ tarafından hazırlanmıştır.
Bir boomads advertorial içeriğidir.